İran’ın Reisi

İran’ın Reisi

Aslında bu hafta size mülteci sorununu yazmayı planlıyordum. Fakat sorunların en büyüğü İran’dan gelince yönümüzü haliyle o tarafa doğru çevirdik.

Akşamdan sabaha, hatta dakikada gündem değişir bizim bu coğrafyada.  Geçtiğimiz gün Azerbaycan-İran sınırında bir baraj açılışına katılan İran Cumhurbaşkanı Reisi, Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Doğu Azerbaycan Eyalet Valisi Malik Rahmeti ve Tebriz Cuma İmamı Ayetullah Ali Haşim’in aynı helikopterde birlikte seyahat ettikleri helikopter sisli hava yüzünden (tahminler bu yönde) düştü. Bu yazıyı yazdığım dakikalarda son dakika olarak kazadan kurtulan olmadığı belirtiliyordu. Mürettebat dahil. Arama kurtarma ekiplerinin sisli, olumsuz hava şartları nedeniyle çalışmalarını çok zor sürdürdükleri, İran’ın, Türkiye’den İHA talep ettiğini öğrendik.

Peki İran, ilişkileri son derece iyi olan Rusya’dan neden yardım istememişti? İşte bu cevabını henüz bilemediğimiz soruların sadece bir tanesi. Haydi gelin diğer aklımıza gelen soruları birlikte soralım:

İran’ın her fırsatta övündüğü bizde seçim var dediği seçimli ruhanili liderli demokrasimsi rejimde son seçimde Tahran’da neden %7 çoğunluk oy kullanmıştır? Ya da sorumuzu şöyle soralım; İran’da halkın neden % 40’ı sandığa gitmiş, gidenlerin de çoğu neden seçimleri protesto etmiş, boş oy kullanmış ya da geçersiz olacağını bile bile Reisi yerine şu seçilsin diye başka isimler seçim pusulasına yazmıştır?

Nükleer gelişmiş teknolojik silah gücüyle övünen İran, nasıl oluyor da içinde bilişim sistemleri olmayan Amerikan yapımı eski bir helikopter kullanıyor? Hadi eski helikopter kullandı bu helikoptere eşlik edecek koruma/eskort neden bulunmuyordu? Bu kadar baskı altındaki bir ülke yönetimi riskleri neden dağıtmadı da cumhurbaşkanı ile dışişleri bakanı aynı helikopterin içinde seyahat etti? Böyle üst düzey yöneticilerin aynı araç içinde seyahat etmesinden daha riskli ve tehlikeli bir şey var mıdır!

Bir araca bir şey olursa diğer araçtakine bir şey olmasın fikriyle bütün ülkeler üst düzey yöneticilerini riskleri dağıtmak için ayrı araçlar ile seyahat ettirmiyor mu?

İran basınında çıkan haberlere göre helikopter kazası için bir soruşturma açılmış. Helikopterin eski oluşu, İran meteorolojisi sorumlularının bir gün önce hava durumu için turuncu alarm vermelerine rağmen bu helikopterin uçuşuna kimin izin verdiği, helikopterde bilişim sistemlerinin güvenlik nedeniyle mi kesildiği gibi sorulara yanıtlar aranacakmış.

İran politikasını bilmeyenler için rejim ve Reisi hakkında sizlere kısa bilgiler vereceğim: Açık kaynak haber sitelerine göre;

Reisi: 1960 doğmuştur. 15 yaşına kadar okula gidiyor. 15 yaşından sonra İran Kum kentinde teolojik eğitime devam ediyor. İslam hukuku, kadılık ve dini konularda kendisini geliştiriyor.

1988 yılında İran’da hapishanelerde suçluların bir hayli fazla olmasından kaynaklı af yada ölüm seçeneğini bir kez daha sorgulamak üzere hapisteki mahkumlar için Ölüm Komitesi oluşturuluyor. Çok hızlı bir mahkeme kuruluyor. Kısaca bu mahkemede mahkumlara fikirlerini değiştirip değiştirmedikleri soruluyor. Hayır diyenlerin hepsi kurşuna dizilme, asılma ve çeşitli şekillerde öldürülmek suretiyle toplu mezarlara gömülüyor. Bu komitenin dört üyesinden birisi de Reisidir. Halen toplu mezarlara kaç kişi gömüldü, kaç kişi öldürüldü bilinmemektedir.

Gelelim İran rejiminde seçimlere: İran’da bir kişinin seçilebilmesi için adaylığının uzmanlar meclisi ve Anayasa Koruyucular Konseyi tarafından onaylanması gerekmektedir. Ancak bu onayı alan kişiler seçilir. İran ruhani lideri Ali Hamaney’in onaylamadığı bir kişinin seçilemeyeceği ortada iken varın siz düşünün adaylar hangi görüşü benimsemektedir. Ölen Cumhurbaşkanı Reisi’nin Hamaney ile arasının çok iyi olduğu biliniyor. Öyle ise Reisi’nin ölümü bir kaza değil ise kim yapmış olabilir? İsrail’in bu konuda parmağı var mıdır? Ya da Rusya? Ama neden olsun?

Reisi’nin başkanlığı düştüğü için 50 gün içinde seçim yapılması gerekmektedir. Yanıtsız bir diğer sorumuz da şudur; Reisi’nin yerine İran halkı kimi seçsin istenecek? Çünkü buna bir nevi Anayasa Koruyucular Konseyi ya da ruhani lider Hamaney karar veriyor. Çünkü konseyin onaylamadığı adaylar, aday olamıyor.

Ali Hamaney’in yaşı 80’lere dayandı. Oğlu Müşteba Hamaney de görevi babasından devir alacak mı tartışılıyor. E peki eğer babasından görevi alırsa Şah Rejimini neden devirdiler ki… Çünkü halk yönetim babadan oğula geçsin istemediği için devrim yapmıştı. Hoppala!

Bugün, bu işten en karlı çıkan Türk İHA’ları ve Türk makamları olmuş görünüyor. Zira Türkiye bir NATO üyesi ve İran makamları helikopteri bulmak için Rusya yerine Türkiye’den yardım istedi ve Türk Akıncıları da İran’ın tesisleri ve özel güvenlikli bölgelerinin üzerinden geçerek bir araştırma yaptı. Türkiye bu topladığı istihbaratı bir koz olarak kullanır mı bilinmez.

Son olarak İran ve Türkiye’de ilan edilen yastan bahsetmek istiyorum. İran medyasında da yer alan havai fişekler, sokaklarda tatlı dağıtan kadınlar pek de üzüntülü bir tablo çizmiyor. % 60’ın desteklemediği ve hatta %40’ın bir bölümünün de seçimleri protesto ettiği düşünülürse Reisi için Allah’tan rahmet dilemek biz Türklere düşüyor sanırım.

Bizde adettir ölenin arkasından son bir kez sorulur: “Kişiyi nasıl bilirdiniz?”

Tanıdığımız, öğrendiğimiz kadarıyla söylememiz gerekiyorsa eğer, ben susma hakkımı kullansam. Çünkü zaman zaman aklıma Mahsa Amini geliyor. Siz onu nasıl bilirdiniz?

Berna Deveci

BFDK Üyesi

https://www.okurmedya.com/yazar/berna-deveci/iranin-reisi-130-kose-yazisi

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*